5 Mart 2009 Perşembe

Ne güzeldi.....


Ne güzel cahildik!..
Dışarıda kar....
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü.Yumurta lezzetli.Ekmek her zaman ekmek gibi....
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış, bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında, boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım?

***

Televizyon yoktu.
Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkmadizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine, geniş ve besleyici bir masal dünyası...

***

Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da çay kokardı...
Domates de domates....
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.

***

Dışarıda kar...
İçeride huzur...
Türban krizi, doğal gazın kesilme korkusu, yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
Kimin umurunda...
Ne güzel cahildik.

5 yorum:

Nazlı'ya mektuplar... dedi ki...

öyle güzel yazmışsın ki o günleri yaşadım tekrar okurken.Dahada çok anlatılacaklar o günler için ....

sağol güne güzel başlama sebebi oldu bu yazı ruhum dinlendi...

mavianne dedi ki...

bu güzel şiir yazı için teşekkürler
harika

duru kıza öpücükler

beyaz mendil dedi ki...

Çok güzel bir yazı,teşekkürler.

fullhouse dedi ki...

Duygularımı paylaştığınız için çok teşekkür ederim arkadaşlar hepinize.

DÜN BUGÜN dedi ki...

ofofof...hakikaten eskiye özlem var,bende eski ne varsa araştırıyorum,sanki o günleri yaşıyorum.Çok güzel dile getirmişsiniz.Teşekkürler.